Alerji test yöntemlerinden analitik hassasiyeti en düşük olan spesifik IgE ölçümüdür. Çünki insan vücudunda üretilen beş çeşit immünglobulinler (Ig) vardır (IgG, IgM, IgA, IgD, IgE). Bunlardan serumdaki yüzdesi en düşük olan IgE dir (%0.002). Hafif alerjenler ile meydana gelecek olan hafif derecede alerjik reaksiyonlarda serum miktarında az miktarda seviye artışı olacağından, zaten varlık yüzdesi çok düşük olan IgE nin düşük konsantrasyonlardaki cevabı tespit edilemeyerek; gerçekte vücutta in-vivo alerjik cevap olduğu halde; vücut dışında in-vitro IgE tabanlı laboratuvar testleri ile düşük konsantrasyon tespit edilemeyerek yalancı negatif sonuçlar raporlanabilmektedir. Bu bağlamda Ig E tabanlı alerji testlerini (özellikle hafif ve alt orta derecede alerjik reaksiyonlar durumunda) faydasız test grubu olarak değerlendirebiliriz.
IgG tabanlı testlerin analitik hassasiyeti daha yüksektir. Gıda intolerans testleri (IgG) tavsiye edilebilir. Bir test ile onlarca çeşit gıdaya karşı intolerans varlığı tespit edilebilmektedir. IgG serumda yüzdesi en yüksek olan immünglobulin cinsidir (%80).
Bütün alerjik laboratuvar ölçüm testleri içinde analitik hassasiyeti en yüksek olan testler son yıllarda geliştirilmiş ve uygulamaya sunulmuş olan; Lenfosit ve Lökosit tabanlı Hücre Kültür Testleridir. Lenfosit Transformasyon Testi (LTT) ve Lökosit Aktivasyon Testi (ALCAT). Her iki test gıda hassasiyet testleri olarak da bilinmektedir. Onlarca gıdaya ve gıda dışı çeşitli alerjenlere karşı hassasiyet varlığı bir test ile belirlenebilmektedir.
Alerjik reaksiyonların belirlenmesi ve takibinde ayrıca Histamin İntolerans Testleri de uygulanabilmektedir.
- Histamin seviye belirlenmesi (serum ve/veya gaita fekal histamin seviyesi)
- Histamin intolerans genetik testi
3. Diamin oksidaz (DAO) enzim seviye belirlenmesi (DAO; histamin yıkımından sorumlu ana enzimdir).








Yorumlar kapatılmıştır.