Zihinsel Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı-Beşinci Baskıda otizm tanı kriterleri arasında; aynılık konusunda direnme, rutinlere bağlılık veya ritüelleşmiş sözel ve sözel olmayan davranışlar arasında önemsiz değişikliklerde aşırı kaygı, her gün aynı yolu kullanma veya aynı yemeği yemek isteme gibi davranışlar yer almaktadır.
OSB’li bireylerin otizm davranışları ile ilişkili olarak yeme problemi yaşama ihtimalleri beş kat daha fazladır. Bireylerde görülebilen yeme bozukluklarından bazıları; kaçınma/kısıtlayıcı beslenme, besin seçiciliği, pika ve ruminasyon bozukluğudur.
Müdahalede öncelikle beslenme sorununun organik mi yoksa davranışsal mı olduğunu ayırt edilir. Örneğin çocuklarda görülen kusma, iştahsızlık ve besin reddi gibi semptomlar gastrointestinal reflü, kabızlık, eozinofilik özafajit, gıda alerjileri/intoleransı gibi tıbbi durumlarla ilişkili olabilir. Ayrıca son araştırmalar bağırsak mikrobiyota denge bozukluklarının gıda seçiciliğinde rolü olabileceğini bildirmiştir. Ek olarak besin olmayan maddelerin tüketilme isteği başlıca kalsiyum ve demir gibi mineral eksiklikleri nedeniyle meydana geliyor olabilir. Diğer taraftan, ciddi bir besin reddi semptomu, sosyal olarak ilgi çekme amacıyla yapılabilir. Hem tıbbi hem de davranışsal boyutlar otizmde bir arada var olabilir. Bu sebeple ilk olarak sorunun kaynağı bulunmalıdır.
Besin seçiciliği özellikle otizmli çocuklarda beslenme problemleri arasında en çok bildirilen davranış kalıbıdır. Otizmli bireylerde “gıda seçiciliği” terimi; sınırlı kalori alımı, yiyeceğin reddedilmesi, yiyecekle ilgili ritüeller veya takıntılar, yemek zamanlarıyla ilgili davranış sorunları, belirli yiyeceklerin tercih edilmesi gibi yeme alışkanlıklarıyla ilgili çok çeşitli davranış veya durumları tanımlar. Risk faktörleri arasında genetik ve çevresel faktörler yer alır. Çevresel anlamda ailenin besin tercihleri ve öğün düzeni çocukların yeme davranışlarını etkiler.
Bireylerde besinin çeşidine, dokusuna (pütürlü, yumuşak besinlerin reddi), tadına, sıcaklığına, rengine veya kokusuna göre seçicilik yaşanabilir. Besin reddinde ise besin tüketimi kabul edilmez iken kısıtlı miktar ve çeşitte besin tüketimi ile de karşılaşılabilir. Çoğunlukla ağlayarak, öfkelenerek, yiyeceği tükürerek ya da ağzını kapatarak besinin reddi ile karşılaşılır. Gıda seçiciliği aynı zamanda duyusal işlemedeki sorunlardan (anormal multimodal duyusal tepkiler) kaynaklanıyor olabilir. Benzer şekilde, OSB’li bireylerde yaygın olan duyusal işlemleme anormallikleri, gıda seçiciliğinin altında yatan olası mekanizmaların bir parçası olabilir. Bu durum hem otizmli bireyde hem de aile içinde yüksek oranda strese sebep olarak yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple beslenme müdahalesinde disiplinler arası yaklaşım önemlidir.
Uzun süreli yeme bozuklukları gıda tüketiminin azalmasına neden olur ve fiziksel sağlığı veya psikososyal işlevselliği etkiler. Örneğin kaçınan/kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğu, gıda alımından kaçınma veya kısıtlamasıyla birlikte besin ögesi yetersizlikliklerine sebep olur. Bu sebeple besin çeşitliliği arttırmak, büyüme ve gelişmeyi desteklemek ve sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek için erken dönemde müdahalelere ihtiyaç duyulmaktadır.








Yorumlar kapatılmıştır.